Öz: Bu makale, uluslararası ilişkilerdeki “güvenlik ikilemi” kavramı çerçevesinde Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimini ve mevcut durumunu analiz etmektedir. Çalışmanın odak noktasını, Ege Denizi, Kıbrıs sorunu ve son yıllarda önemi artan Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerindeki yetki paylaşımı mücadeleleri oluşturmaktadır. Uluslararası sistemin anarşik yapısı gereği, bir devletin kendi güvenliğini artırmak için attığı adımların diğer tarafça tehdit olarak algılanmasıyla ortaya çıkan kısır döngü, her iki ülkenin dış politikalarını ve askeri stratejilerini doğrudan etkilemektedir.
Makalede, 1995-1996 yıllarında yaşanan Kardak krizi ve günümüzdeki Doğu Akdeniz meselesi karşılaştırmalı olarak ele alınmakta; bu krizlerin nasıl bir güvenlik ikilemi yarattığı incelenmektedir. Özellikle son dönemde her iki tarafın hava ve deniz kuvvetlerine yönelik yatırımları, yerli savunma sanayi hamleleri ve kurulan uluslararası ittifaklar, bölgesel bir silahlanma yarışını tetiklemektedir. 1999 sonrasında “deprem diplomasisi” ile başlayan yumuşama dönemlerine rağmen, temel egemenlik sorunlarının çözülememiş olması, taraflar arasındaki karşılıklı güvensizliğin devam etmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak çalışma, iki komşu ülke arasındaki gerilimin azaltılması için askeri caydırıcılığın yanı sıra diplomatik diyaloğun ve karşılıklı güven inşa edici önlemlerin hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Güvenlik İkilemi, Türkiye-Yunanistan İlişkileri, Doğu Akdeniz, Ege Denizi, Kıbrıs Sorunu, Silahlanma Yarışı.
GENİŞLETİLMİŞ ÖZET
Araştırma Problemi
Güvenlik, devletlerarası ilişkilerde tartışmasız en kritik faktörlerden biri olmuştur. Türkiye ve Yunanistan arasındaki güvensizlik durumu, Doğu Akdeniz’de uzun süredir devam eden temel bir endişe kaynağıdır. Bu çalışmanın amacı, Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan iki büyük krizi anlamak ve Türk-Yunan güvenlik ikileminin her iki krizde de silahlanma yarışına nasıl yansıdığını açıklamaktır.
Araştırma Soruları
Bu çalışmada, Kardak Krizi ve Doğu Akdeniz Krizi’nin her iki ülkenin askeri harcamaları ve silahlanma yarışı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Mevcut Türk-Yunan güvenlik ikilemi, her iki ülkenin silahlanma yarışındaki temel motivasyon kaynağı olmuştur. Bu çalışma, şu temel ve alt sorulara cevap aramayı hedeflemektedir: Silahlanma yarışı, her iki krizde de güvenlik ikilemini nasıl pekiştirmiştir? Türk-Yunan güvenlik ikileminde algının rolü nasıl açıklanabilir?
Literatür Taraması
Uluslararası anarşinin etkisi, uluslararası ilişkiler literatüründe geniş çapta çalışılmıştır. Uluslararası ilişkilerde güvenlik ikilemi kavramı, devletlerin uluslararası anarşi koşulları altında nasıl davrandığını ve faaliyet gösterdiğini tanımlar. Güvenlik arayışındaki devletler kendi güvenliklerini sağlamak için önlemler alırken, bu önlemler diğerlerinin güvenliğini azaltır; çünkü anarşi altında devletler birbirlerinin niyetlerinden asla emin olamazlar. Güvenlik ikilemi, “devletlerin kendi güvenlik ihtiyaçlarını gözetmek için başvurdukları self-help kendi kendine yardım çabalarının, niyetten bağımsız olarak, her birinin kendi önlemlerini savunma amaçlı, diğerlerininkini ise potansiyel tehdit olarak algılaması nedeniyle başkaları için artan bir güvensizliğe yol açtığı yapısal bir kavram” (Herz, 1959) olarak tanımlanır. Öte yandan Mearsheimer (1994), devletlerin niyetlerinin belirsizliğine ve “bir devletin niyetinin bir gün iyi, ertesi gün kötü niyetli olabileceğini” iddia ederek devletlerin en kötü durum senaryosuna nasıl hazırlandıklarına vurgu yapar. Belirsiz bir uluslararası sistemde artan güvensizlik, bir devleti silahlanma yarışına girmeye veya ittifak kurmaya yöneltebilir (Jervis, 1978).
Yöntem
Bu çalışma, Türk-Yunan ilişkilerindeki güvenlik ikilemini, özellikle silahlanma yarışına odaklanarak daha geniş bir çerçevede anlamak için vaka incelemesi yöntemini kullanmaktadır. Hem Türkiye hem de Yunanistan’ın her iki krizden sonra askeri harcamaları artırarak nasıl tepki verdiklerini ve diğerinin niyetine karşı en kötüsüne nasıl hazırlandıklarını açıklamak için Kardak Krizi ve Doğu Akdeniz Krizi vakalarını ele almaktadır.
Bulgular ve Sonuçlar
Çalışmanın sonuçlarına göre, hem Türkiye hem de Yunanistan savunma harcamalarını artırmış, bu durum iki ülke arasında sürekli bir silahlanma yarışına yol açmıştır. Hem Kardak Krizi hem de Doğu Akdeniz Krizi göz önüne alındığında, her iki ülke de kendi güvenliklerini sağlamak için askeri harcamalarını artırmış, ancak aynı zamanda siyasi söylemleri ve tutumlarıyla her iki krizi de tırmandırmışlardır. Bu durum hem Yunanistan hem de Türkiye’nin kendilerini daha az güvende hissetmelerine ve bir güvenlik ikilemi ortamının oluşmasına neden olmuştur.
Deniz HASIRCI – SvS Stajyeri
Yazının tamamı için:






