İsrail ve Türkiye Arasında Ortadoğu

Ortadoğu gündeminde Suriye üzerinde Türkiye-İsrail ihtilafı yer kaplamaktadır. Pro-İsrail hesaplar, Türkiye’ye karşı askerî aksiyon alınması için sosyal mecralarda yoğun kamuoyu çalışması yürütmektedir. Bazı siyonizm yanlısı ve yönetiminde yer alan bazı mensupları da Türkiye’ye karşı İdlib’ten İstanbul’a kadar uzanan geniş bir sahada savaş senaryolarından bahsetmektedir. Siyonizm destekçileri, Türkiye’yi İran’la aynı grupta konumlandırmaktadır ve adına “Sünni Ekseni” koymaktadır. Sulh ve müstakil Filistin yanlısı Yahudilerin ise sesi gür çıkmamaktadır. Her Yahudiyi siyonist olarak tasnif etmek tarihî hata olacaktır. Türkiye Yahudileri örneğinde olduğu gibi sulh ve iş birliği yanlıları da mevcuttur. Türk-Yahudi münasebetlerinin tarihî derinliği ve dostane tarafları unutulmamalıdır.

Bahsi geçen savaş senaryoları ne kadar gerçekçidir? Yazının konularından birisi bu mesele olacaktır. Öncelikle olası bir İsrail-Türkiye askerî karşılaşmasında ABD arabuluculuk yaparak çatışmayı durduracaktır. ABD, müttefikleri Türkiye ve İsrail’in arasında savaş çıkmasını engelleyecektir. İsrail ve Türkiye arasında uzun süreli bir savaş yaşanma ihtimali çok düşüktür. IAF, Türkiye topraklarını vurmayacaktır. Siyonist İsrail hükümeti eğer Türkiye topraklarını vurmaya kalkarsa uzun vadeli savaşı göze almak zorundadır. Karşısında Hamas ya da Hizbullah yoktur, karşısında bir “devlet” vardır. İsrail, Türkiye’yi Suriye’de Dürzi kartı üzerinden tuzağa çekmeye çalışmaktadır. Şam, toprak bütünlüğünü tesis etme yolunda Dürzilere karşı harekat düzenlerse IAF ve IDF, işgal planlarını Şam’a kadar genişletmeyi hedeflemektedir.

Dürzilerin bir kısmı ana vatanları Suriye’den uzaklaşmış ve Araplarla aralarına kan davası sokmuştur. Basit bir Bedevi-Dürzi sorunu, neredeyse bölgesel bir savaşa dönüşecekti. Yine bazı Dürziler İsrail desteğiyle bağımsızlık arayışına girişmişlerdir. Silahlı Dürzi gruplar, İsrail desteğiyle bölgenin yerel halkına karşı bilhassa Bedevi sivillere yönelik infazlar da gerçekleştirerek insan haklarını ihlal etmiştir. Dürzi bölgelerinde yaşayan Dürzi olmayan sivil unsurları zor kullanarak göç ettirmişlerdir. Dürzi-Şara yönetimi arasındaki mücadelede sahada savaşan İsrail unsurları da mevcuttu.

Bağımsızlık, barışçıl ve milli egemenlik yanlısı Dürzilerle ise irtibat kesilmeyerek istihbari kanallardan iletişim devam ettirilmelidir. Siyonizm yanlısı olmayan Dürzi nüfusun varlığı muhakkak bulunmaktadır. Bu uzun vadeli bir meseledir. İsrail’in risk saçtığı ortamda askerî operasyon düşünülmemelidir. İstihbari temasların deşifre olmaması ehemmiyetlidir çünkü İsrail ve İsrail yanlısı Hicri idaresi, İsrail karşıtı Dürzileri tasfiye etmektedir ya da suikastle öldürme seçeneğine başvurabilirler. Dikkat edildiyse İsrail, bir bölgeye gireceği zaman demografik ve sosyolojik yapıyı bozmaktadır.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ

Alpay İÇEN – SvS Yazarı

Paylaş