Savunma Sanayinin Türkiye’nin Dış Politikası Üzerindeki İktisadi Etkileri

       Savunma sanayii, klasik anlamda ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik bir sektör olarak görülse de, günümüzde ekonomik büyüme , teknoloji üretimi , dış ticaret dengesi ve dış politika özerkliği üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Küresel sistemde askeri kapasite ile ekonomik güç arasındaki ilişki giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu bağlamda savunma sanayii , yalnızca bir güvenlik politikası aracı değil ; aynı zamanda stratejik bir kalkınma modeli olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye’de son yıllarda savunma sanayiine yönelik yatırımların artması, yerli üretim oranının yükselmesi ve savunma ihracatındaki artış , sektörün dış politika ile doğrudan bağlantılı bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.

1.Savunma Harcamaları ve Ekonomik Büyüme İlişkisi

     Savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi literatürde tartışmalıdır.  Keynesyen yaklaşım , kamu harcamalarının toplam talebi artıtarak kısa vadede büyümeyi destekleyebileceğini savunur . Buna karşılık neoklasik yaklaşım , savunma  harcamalarının üretken yatırımlar yerine kaynak tahsisini askeri alanlara yönlendirdiğini ve fırsat maliyeti yarattığını ileri sürer .

Türkiye örneğinde savunma harcamalarının klasik askeri tüketim harcamasından ziyade teknoloji yoğun üretime dönüşmesi , bu tartışmayı farklı bir noktaya taşımaktadır.

Özellikle ASELSAN, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ve Baykar gibi firmalar aracılığıyla gerçekleştirilen Ar-Ge yatırımları , savunma sektörünü yüksek katma değeri üretim alanına dönüştürmüştür.

Bu dönüşüm , savunma harcamalarının sadece güvenlik amaçlı değil ; aynı zamanda sanayileşme ve teknoloji politikası aracı olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır.

2.Cari Açık , İthal İkamesi ve Döviz Dengesi

Türkiye ekonomisinin temel yapısal sorunlarından biri cari işlem açığıdır. Özellikle yüksek teknoloji ürünlerinde dışa bağımlılık , döviz talebini artırarak makroekonomik kırılganlıklar yaratmaktadır.

Savunma sanayiinde yerli üretim oranının artması ,  ithal edilen askeri sistemlerin yerli üretimle ikame edilmesini sağlamıştır. Bu durum iki temel ekonomik sonuç doğurmaktadır :

  1. Döviz tasarrufunun sağlanması
  2. Savunma ürünlerinin ihracat kalemine dönüşmesi

Örneğin Bayraktar TB2 , yalnızca Türkiye’nin savunma ihtiyacını karşılamakla kalmamış ; aynı zamanda birçok ülkeye ihraç edilerek döviz girdisi sağlamıştır. Savunma ihracatı , dış ticaret dengesinde pozitif katkı sunmakta ve Türkiye’nin ekonomik diplomasi kapasitesini artırmaktadır .

Bu bağlamda savunma sanayii , cari açıkla mücadelede ithal ikamesi stratejisinin güncel bir uygulama alanı olarak değerlendirilebilir.

3.Savunma Sanayii ve Dış Politika Özerkliği

Ekonomik bağımsızlık ile dış politika özerkliği arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Savunma teknolojisinde dışa bağımlı ülkeler , kriz dönemlerinde ambargo ve yaptırım risklerine açık hale gelmektedir.

Türkiye’nin NATO üyeliği çerçevesinde ittifak sistemine entegre olması , savunma iş birliği açısından avantaj sağlasa da ; geçmişte yaşanan ambargo ve tedarik sorunları , yerli üretimin stratejik önemini artırmıştır.

Yerli savunma üretiminin artması sayesinde ;

  • Dış politika kararlarında hareket alanı genişlemekte ,
  • Askeri operasyonlarda dışa bağlılık azalmaktadır,
  • Uluslararası müzakerelerde pazarlık gücü artmaktadır .

Savunma sanayii ihracatı aynı zamanda ülkeler arasında uzun vadeli stratejik bağımlılık ilişkileri oluşturmaktadır. Silah sistemleri alan ülkeler , bakım , eğitim ve yedek parça açısından tedarikçi ülkeye bağlı hale gelmektedir. Bu durum,savunma sanayiini dış politika açısından ekonomik etki aracı haline getirmektedir.

4.Bütçe Dengesi ve Fırsat Maliyeti

Savunma sanayii yatırımlarının olumlu etkilerinin yanında maliyet boyutu da göz ardı edilmemelidir. Kamu kaynaklarının savunma projelerine yönlendirilmesi , alternatif kullanım alanları açısından fırsat maliyeti doğurmaktadır.

Savunma harcamalarının artması :

– Eğitim ve sağlık gibi sosyal harcamalarda rekabet yaratabilir ,

– Kamu bütçesi üzerinde baskı oluşturabilir ,

– Borçlanma ihtiyacını artırabilir.

Bu nedenle savunma sanayiinin sürdürebilirliği , mali disiplin ve verimlilik doğrudan ilişkilidir. Uzun vadede sektörün ekonomik katkısı , sivil sektöre teknoloji yayılımı ( spillover effect ) ile ölçülmelidir. Savunma projelerinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlara aktarılması , toplam faktör verimliliğini artırabilir.

5.Savunma Sanayii ve Jeoekonomik Güç

Küresel sistemde savunma sanayii, jeoekonomik rekabetin önemli bir parçasıdır. Silah ve askeri teknoloji ihracatı , yalnızca ticari bir faaliyet değil ; aynı zamanda stratejik nüfuz oluşturma aracıdır.

Stockholm International Peace Reserach Institute verilerine göre küresel silah ticareti belirli ülkeler arasında yoğunlaşmıştır. Türkiye’nin bu pazardaki payının artması , uluslararası sistemde ekonomik ve diplomatik konumunu güçlendirmektedir.

Savunma sanayii , bu yönüyle klasik dış politika araçlarına ek olarak “ ekonomik güç projeksiyonu” sağlayan bir sektör haline gelmiştir.

Sonuç

Savunma sanayii , Türkiye açısından yalnızca askeri bir kapasite unsuru değil ; aynı zamanda ekonomik kalkınma , cari açıkla mücadele , yüksek teknoloji üretimi ve dış politika özerkliği sağlan stratejik bir sektördür.

Yerli üretimin artması , Türkiye’nin uluslararası sistemde daha bağımsız hareket etmesine katkı sağlamaktadır. Ancak bu sürecin sürdürebilirliği ; mali disiplin , teknoloji bağımsızlığı ve küresel entegrasyon ile mümkündür.

Sonuç olarak savunma sanayiinin dış politika üzerindeki etkisi, askeri kapasitesinin ötesinde ; iktisadi güç , ihracat performansı ve teknoloji üretim kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir.

Kaynakça

  • Stockholm International Peace Research Institute. (2023) . Trends in international arms transfers 2023. Stockholm: SIPRI
  • NATO .( 2023) . Defence expenditure of NATO countries ( 2014-2023). Brussels : NATO Public Diplomacy Division
  • T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı. (2023). Savunma sanayii sektör raporu. Ankara .
  • Türkiye İstatistik Kurumu . (2023) . Dış ticaret istatistikleri .             Ankara : TÜİK
  • Dunne , J.P.,&Tian , N. (2013). Military expenditure and economic growth : A survey. The Economics of Peace and Security Journal , 8 (1), 5-11
  • Smith , R. (2000) . The economics of military expenditure . Journal of Economic Literature , 38 (2) , 301-337
  •  Aizenman , J.&Glick , R.(2006). Military expenditure , threats , and growth. Journal of İnternational Trade & Economic Development , 15(2) ,129-155.

Sadiye Nisan KAHVECİOĞLU – SvS Stajyeri

Paylaş