Sömürge Dönemi Latin Amerika’sı: İspanyol İdari Yapısı ve Yerli İtiraz Hareketleri

Öz:Sömürge dönemi Latin Amerika’sında İspanyol fethi; binek hayvanların eksikliği, ateşli silah yetersizliği, yerel kabileler arası iç çekişmeler ve Avrupa kaynaklı ölümcül salgın hastalıklar nedeniyle Aztek İmparatorluğu’nun hızla çökmesine yol açmıştır. Benzer bir yıkım Güney Amerika’da da yaşanmış; Francisco Pizarro komutasındaki istilacılar, taht kavgalarıyla zayıflayan İnka İmparatorluğu’nu nüfusun üçte ikisini yok eden salgınların da etkisiyle ele geçirmiş ve Tupak Amaru’nun 1572’de idam edilmesiyle bu medeniyete resmen son vermiştir. Fetih sonrası kurulan baskıcı sömürge düzeni, encomienda, repartimiento ve mita gibi ağır işgücü ve asimilasyon sistemleriyle yerli halkı köksüzleştirmeye çalışmıştır. Bu zulme karşı 1780’de Jose Gabriel Tupak Amaru (Tupak Amaru II) liderliğinde başlatılan büyük yerli devrimi, iç bölünmeler ve kreol desteğinin eksikliği sebebiyle 1782’de vahşice bastırılsa da, Simon Bolivar gibi önderlere esin kaynağı olarak kıtadaki bağımsızlık hareketlerini tetiklemiştir. Eş zamanlı olarak sömürgeci kast sistemine karşı köle isyanları da baş göstermiş; 1521’de Hispanyola’da başlayıp Haiti devletinin kurulmasına zemin hazırlayan Wolof kölelerinin ilk ayaklanması ve 1835’te Brezilya’da sömürge karşıtı zihinsel bir direnç sağlayan Müslüman Yoruba kabilelerinin başlattığı Malê İsyanı, sömürge yönetimlerini derinden sarsmıştır. Latin Amerika genelinde bağımsızlık kazanılsa da, beyaz elitlerin tahakkümü altında ezilen yerli ve siyahi halkların hak mücadeleleri günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Anahtar Kelimeler: Latin Amerika, Sömürgecilik, Aztek İmparatorluğu, İnka İmparatorluğu, Tupak Amaru II İsyanı, Malê İsyanı, Köle Ayaklanmaları, İspanyol İdari Yapısı.

GENİŞLETİLMİŞ ÖZET

Araştırma Problemi

  Sömürge dönemi Latin Amerika’sında yerli halkların ve kölelerin uğradığı sosyo-ekonomik, kültürel yıkım ile bu baskıcı düzene karşı gelişen itiraz hareketlerinin tarihsel dinamiklerini anlamaktır. Çalışmanın temel odağı; İspanyol fethine zemin hazırlayan faktörleri, kurulan sömürgeci idari/ekonomik sistemleri (encomienda, repartimiento, mita) ve bu yapılara karşı gelişen yerli ve köle isyanlarının ortak direnç mekanizmaları ile sosyo-politik sonuçlarını ortaya koymaktır.

Araştırma Soruları

  Çalışmada, sömürgecilik süreci ve buna karşı gelişen direniş hareketleri şu temel sorular etrafında incelenmektedir:

Aztek ve İnka imparatorluklarının İspanyol istilası karşısında hızla çökmesine neden olan askeri, lojistik, demografik ve içsel faktörler nelerdir?

İspanyol sömürge yönetiminin yerli nüfusu kontrol etmek ve ekonomiye katmak için uyguladığı baskıcı politikalar ile işgücü sistemleri nasıl işlemektedir?

Tupak Amaru II liderliğindeki yerli isyanı ile kıta genelindeki Müslüman köle isyanlarının (Hispanyola ve Malê) ortak özellikleri, başarısızlık nedenleri ve sonraki bağımsızlık hareketleri üzerindeki etkileri nelerdir?

Literatür Taraması

  İlgili literatür; sömürge fethini, yerli katliamlarını ve dönemin baskıcı uygulamalarını sert bir dille eleştiren Dominikan papazı Bartolome de las Casas (1992) gibi tarihsel gözlemcilere dayanmaktadır. Jared Diamond (1997) ve Yuval Noah Harari (2014) gibi araştırmacılar, Avrupalıların getirdiği çiçek, tifo ve kızamık gibi salgın hastalıkların yerli nüfusun üçte ikisini yok ederek fetihleri askeri silahlardan daha fazla kolaylaştırdığını vurgulamaktadır. Kölecilik dönemi literatüründe Greg Grandin (2014), toplumsal kast sisteminin kurulduğunu belirtirken; İslam dininin Müslüman kölelere sömürgeci düzene karşı zihinsel ve ideolojik bir direnç desteği sağladığını savunmaktadır.

Yöntem

   Bu çalışma, Latin Amerika’daki sömürgecilik karşıtı direniş hareketlerini tarihsel ve analitik bir perspektifle incelemek amacıyla nitel araştırma yöntemini ve vaka incelemesi (case study) modelini benimsemektedir. Çalışma kapsamında; Meksika havzasında Azteklerin çöküşü, And Dağları’nda İnka direnişi ve General Ruminavi dönemi, Peru Genel Valiliği’nde Tupak Amaru II İsyanı (1780-1782), Hispanyola’daki ilk Wolof köle ayaklanması (1521) ve Brezilya Salvador’daki Malê Müslüman köle isyanı (1835) vakaları ele alınmıştır. Her bir vaka; askeri koşullar, iç bölünmeler, asimilasyon politikaları ve dini/ideolojik motivasyonlar üzerinden analiz edilmiştir.

Bulgular ve Sonuçlar

   Çalışmanın bulgularına göre, yerli medeniyetlerin çöküşü sadece askeri yetersizliklere değil; salgın hastalıklara, binek hayvanların eksikliğine ve sömürgecilerin kışkırttığı kabileler arası iç çekişmelere dayanmaktadır. Sömürge yönetiminin uyguladığı repartimiento gibi sistemler yerlileri köksüzleştirirken, Tupak Amaru II İsyanı gibi büyük hareketler iç ihanetler ve kreol desteğinin eksikliği nedeniyle vahşice bastırılmıştır. Köle isyanlarında ise özellikle Müslüman kölelerin organize direnç gösterdiği ve bu hareketlerin Haiti gibi bağımsız devletlerin kurulmasına veya Brezilya’da imparatorluğun yıkılmasına giden süreci tetiklediği görülmüştür. Sonuç olarak, bu sömürge karşıtı isyanlar Simon Bolivar gibi önderlere ilham vererek Latin Amerika bağımsızlık hareketlerinin önünü açmış olsa da, beyaz elitlerin tahakkümü altındaki yerli ve siyahi halkların kültürel ve siyasi hak mahrumiyetleri günümüzde de süren bir sorun olarak kalmıştır.

Deniz HASIRCI – SvS STAJYERİ

Yazının tamamı için:

Paylaş