Rusya ve Ukrayna Savaşında Siber Cephesi ve Enerji Altyapısı

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan askeri harekat, modern savaş tarihinin en kapsamlı hibrit çatışmalarından birine dönüşmüştür. Savaş sadece karada, havada ve denizde değil; aynı zamanda bitlerin ve baytların çarpıştığı dijital uzayda da tüm şiddetiyle sürmektedir. Geleneksel kinetik silahların yanı sıra siber silahların kullanımı, devletlerin egemenlik haklarını ve kritik altyapılarını hedef alan yeni bir savaş doktrini ortaya çıkarmıştır. Rusya, bu süreçte siber alanı askeri stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirmiş; Ukrayna ise Batılı müttefiklerinin desteğiyle eşi benzeri görülmemiş bir dijital direnç sergilemiştir. (1)

Siber Savaş ve Hibrit Doktrin Nedir?

Siber savaş; bir devletin veya uluslararası kuruluşun, başka bir ulusun bilgisayar ağlarına veya altyapısına zarar vermek amacıyla gerçekleştirdiği saldırı faaliyetlerinin bütünüdür. Hibrit savaş doktrininde ise siber saldırılar, fiziksel saldırıları desteklemek ve toplumda panik yaratmak için birer çarpan olarak kullanılır. Rus askeri doktrini, siber yetenekleri psikolojik savaşın ve stratejik caydırıcılığın temel taşı olarak konumlandırmaktadır. Savaşın ilk aşamalarında görüldüğü üzere, füzeler ateşlenmeden hemen önce dijital sistemlerin felç edilmesi bu stratejinin en somut örneğidir. (2)

Enerji Tesislerine Yönelik Siber Saldırılar

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik siber stratejisinin en kritik ayağını enerji altyapısına yapılan saldırılar oluşturmaktadır. Özellikle 2022 kış aylarında, fiziksel bombardımanlarla eş zamanlı olarak yürütülen siber operasyonlar, Ukrayna’nın elektrik şebekelerini ve doğal gaz dağıtım sistemlerini hedef almıştır. “Industroyer2” olarak adlandırılan kötü amaçlı yazılımlar vasıtasıyla, trafo merkezlerinin kontrol sistemleri (SCADA) ele geçirilmeye çalışılmış ve milyonlarca sivilin dondurucu soğuklarda enerjisiz kalması amaçlanmıştır. Bu saldırılar, sadece askeri bir hedefi değil, doğrudan sivil halkın yaşam direncini kırmayı amaçlayan bir “topyekün siber savaş” örneğidir. (3)

Rusya Siber Operasyonları Nasıl Yürütüyor?

Savaşın başlamasından hemen önce, Ukrayna hükümet sitelerine yönelik “Wiper” (veri silici) yazılımlarıyla büyük saldırılar düzenlendi. Özellikle KA-SAT uydu ağının hedef alınması, sadece ordu iletişimini kesmekle kalmamış, Avrupa genelinde binlerce rüzgar türbininin kontrol sistemlerini de etkilemiştir. (4) Rusya merkezli siber gruplar, yapay zeka destekli yazılımlar kullanarak Ukrayna’nın demiryolları lojistik ağlarını ve haberleşme altyapısını sürekli baskı altında tutmaktadır. Hatta saldırıların zamanlaması, koordineli olarak gerçekleştirilen füze saldırılarıyla paralellik göstermektedir. (5)

Ukrayna’nın Dijital Direnişi ve BT Ordusu

Ukrayna, saldırılara karşı koymak amacıyla dünyada ilk kez bir “BT Ordusu” (IT Army) kurmuştur. Bu gönüllü ağ, dünya genelinden binlerce siber güvenlik uzmanını bir araya getirerek Rus lojistik ağlarına karşı saldırılar düzenlemektedir. (6) Batılı teknoloji devlerinin sağladığı bulut bilişim destekleri ve Starlink gibi uydu internet çözümleri, Ukrayna’nın dijital dünyada ayakta kalmasını sağlayan en kritik unsurlar olmuştur. Bu durum, siber savunmanın özel sektör ve devlet iş birliğinin bir sonucu olduğunu göstermektedir. (7)

Bilgi Savaşı ve Dezenformasyon

Siber mücadele sadece kodlardan ibaret değildir; aynı zamanda bir “anlatı savaşı” yürütülmektedir. Rusya, dezenformasyon kampanyalarıyla Ukrayna halkının moralini bozmayı amaçlamaktadır. “Deepfake” teknolojisi kullanılarak hazırlanan sahte videolarla Ukrayna liderlerinin teslim olduğu algısı yaratılmaya çalışılmıştır. (8) Microsoft raporları, Rusya’nın siber saldırılarının büyük kısmının NATO üyesi ülkelere yönelik istihbarat toplama amacı taşıdığını ortaya koymaktadır. (9)

Netice itibariyle, Rusya-Ukrayna savaşı dijital çağda konvansiyonel savaşın sınırlarının ne kadar esnek olduğunu kanıtlamıştır. Siber saldırılar artık bir ülkenin direncini kırmak için kullanılan birincil silahlardan biri haline gelmiştir. Gelecekte, devletlerin güvenlik stratejilerinde siber savunma bütçelerinin merkezi bir rol oynayacağı aşikardır. Ukrayna’nın yaşadığı bu deneyim, siber güvenliğin bir lüks değil, ulusal egemenliğin temel şartı olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Dr. Ali KAYA

Paylaş