(Totaliter Yönetim, Toplumsal Denetim ve Uluslararası Hesap Verilebilirlik)
Giriş
Kuzey Kore, uluslararası siyasette nükleer programı ve askerî gelişmeleriyle gündemde kalsa da, asıl olarak baskıcı yönetimi ve sistematik insan hakları ihlalleriyle anılmaktadır. İnsan hakları ihlalleri yalnızca temel haklara erişememekle sınırlı değildir; ihlaller baskı, korku ve şiddet ortamında insanların günlük hayatlarını özgürce sürdürememelerine kadar uzanmaktadır. Siyasi nedenlerle temel hakların engellenmesi, bazı kişileri ülkeden kaçmaya yöneltirken, kaçış girişimleri de ciddi riskler doğurmaktadır.
Benzer hak ihlalleri dünyanın farklı bölgelerinde görülse de Kuzey Kore örneğinde bu durumun uzun yıllardır devam eden ve devlet kurumlarıyla bağlantılı bir yapısı olduğu belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler’in Kuzey Kore hakkındaki raporları ile Human Rights Watch ve Amnesty International gibi insan hakları kuruluşlarının çalışmaları; ifade özgürlüğü, zorla çalıştırma, siyasi tutukluluk ve seyahat özgürlüğü alanlarında ciddi sorunlara dikkat çekmektedir.
Tarihsel Arka Plan
Kuzey Kore, 1945 yılına kadar Japonya işgali altında kalmıştır. Japonya’nın II. Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından Kore Yarımadası 38. paralel üzerinden ikiye bölünmüş; güneyi ABD’nin, kuzeyi ise Sovyetler Birliği’nin kontrolüne girmiştir. İki ayrı yönetimin kurulması ve tarafların yarımada üzerindeki hâkimiyet iddiaları, 1950’de Kore Savaşı’nın başlamasına zemin hazırlamıştır. Bir tarafta ABD ve Birleşmiş Milletler güçlerinin desteklediği Güney Kore, diğer tarafta Sovyetler Birliği ve Çin’in desteklediği Kuzey Kore yer almıştır. Savaş 1953’te ateşkesle durmuş, ancak kapsamlı bir barış antlaşması imzalanmadığı için savaşın hukuki ve siyasi sonuçları bütünüyle ortadan kalkmamıştır.
Savaş sonrasında ülkenin yönetimini Kim İl-sung üstlenmiş ve 1994’teki ölümüne kadar iktidarda kalmıştır. Ardından oğlu Kim Jong-il yönetimi devralmış, 2011’den itibaren ise ülkeyi Kim Jong-un yönetmeye başlamıştır. Böylece resmî adında “cumhuriyet” kavramı bulunan ülkede, liderliğin aynı aile içinde aktarılması dikkat çeken bir özellik hâline gelmiştir.
Siyasal Yapı ve İnsan Hakları
Kuzey Kore, tek partiye dayalı, dışa kapalı ve merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahiptir. Ülkede devletin temel ilkeleri arasında gösterilen Juche düşüncesi, siyasi ve ekonomik bağımsızlık vurgusu taşımaktadır. Ancak yönetimde tek ve mutlak hâkimiyet kurma isteği, bağımsız düşünce ve eleştiri alanını daraltmaktadır. Birleşmiş Milletler’in 2014 tarihli Soruşturma Komisyonu raporu, ülkede keyfî tutuklama, işkence, siyasi mahpus kampları ve diğer ağır ihlallere ilişkin bulgular ortaya koymuştur.
Bu nedenle Kuzey Kore’deki insan hakları ihlallerini yalnızca birkaç ayrı olay üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Devletin medya, seyahat, çalışma ve dinî faaliyetler üzerindeki denetimi birlikte ele alındığında, insanların yaşamlarının birçok alanında kısıtlamalarla karşılaştığı görülmektedir.
İfade ve Bilgi Özgürlüğü
Kuzey Kore hükümeti, bireylerin ifade özgürlüğünü ve bilgiye erişimini ciddi biçimde sınırlandırmaktadır. Medya kuruluşları devlet denetimi altındadır ve bağımsız haber kaynaklarına erişim oldukça sınırlıdır. Özellikle Güney Kore kaynaklı film ve televizyon programlarını izlemek veya paylaşmak, yetkililer tarafından cezalandırılabilmektedir. Human Rights Watch’ın 2025 Dünya Raporu’nda aktarılan bir örneğe göre, Güney Kore filmleri içeren bir hafıza kartını ödünç aldığı bildirilen bir erkeğe yedi yıl, kartı veren kadına ise on beş yıl zorunlu çalışma cezası verildiği öne sürülmüştür. Bu olay, dış kaynaklı kültürel içeriklere erişimin dahi ağır cezalarla karşılaşabildiğini göstermektedir.
Aynı raporda, yurt dışındaki akrabalarıyla bağlantı kuran veya dışarıdan para alan kişiler hakkında da ağır cezalar verildiğine ilişkin haberler aktarılmıştır. Örneğin, Kuzey Hamgyong bölgesindeki Hoeryong kentinde, Güney Kore’deki akrabalarla bağlantı kurulmasına yardımcı oldukları ve yurt dışından para aldıkları bildirilen bir kadın ile anne ve babasının sırasıyla on, dokuz ve sekiz yıl zorunlu çalışmaya mahkûm edildiği öne sürülmüştür. Bu tür örnekler, devletin yalnızca siyasi açıklamaları değil, aile bağlarını ve bilgi akışını da denetlediğine ilişkin kaygıları artırmaktadır.
Devlet yöneticilerini eleştirmek de ciddi yaptırım riski doğurabilmektedir. İnsanların düşüncelerini açıkça ifade edememesi ve dış dünyadan bilgi edinmekte zorlanması, ülkede yaşanan sorunların duyulmasını güçleştirmektedir.
Zorunlu Çalışma ve Siyasi Mahpus Kampları
Kuzey Kore’de zorla çalıştırmanın hem ceza sistemi içinde hem de devletin düzenlediği çeşitli çalışma uygulamalarında görülebildiği insan hakları raporlarında belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 2024 tarihli raporu, zorla çalıştırmanın farklı biçimlerini ele almıştır. Raporda; gözaltındaki kişilerin çalıştırılması, devletin belirlediği işlerde çalışma zorunluluğu, askerî görev dışında yapılan bazı işler, toplu çalışma seferberlikleri ve yurt dışına gönderilen işçilerin durumu incelenmiştir. Rapor, eski Kuzey Korelilerle yapılan 183 görüşmeye dayanarak uzun çalışma saatleri, baskı ve kazançlara erişim konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu belirtmektedir.
Örneğin, Human Rights Watch’ın 2025 raporunda, 2024’te Musan bölgesinde selden etkilenen alanlarda altyapı çalışmaları için görevlendirilen işçilerin açlık ve yiyecek yetersizliği nedeniyle görevlerinden kaçtıklarına ilişkin haberler aktarılmıştır. Bu örnek, zorunlu çalışma koşullarının doğal afet sonrasında yürütülen işlerde dahi sorun oluşturabildiğini göstermektedir.
Siyasi mahpus kamplarıyla ilgili olarak insan hakları araştırmacısı David Hawk’ın çalışmaları da önemlidir. Hawk, eski mahpusların tanıklıklarını ve uydu görüntülerini kullanarak kamplardaki koşulları belgelemeye çalışmıştır. Bu çalışmalarda ağır çalışma koşulları, yetersiz beslenme ve kötü muamele iddiaları ele alınmaktadır. Kuzey Kore’de bağımsız araştırma yapmak zor olduğu için kampların güncel sayısı ve koşulları hakkında kesin bilgiye ulaşmak güçtür; bu nedenle sayılar ve ayrıntılar kaynak belirtilerek kullanılmalıdır.
Bazı raporlarda, bir kişinin siyasi suçla suçlanması hâlinde aile üyelerinin de cezalandırılabildiğine ilişkin tanıklıklar yer almaktadır. Bu uygulama genellikle “üç neslin cezalandırılması” olarak anılmaktadır. Ancak uygulamanın her olayda aynı şekilde işlediğini varsaymak yerine, raporlarda yer alan tanıklıklar çerçevesinde değerlendirmek daha doğru olacaktır.
Din ve İnanç Özgürlüğü
Kuzey Kore Anayasası’nda din özgürlüğüne ilişkin ifadeler bulunsa da, uygulamada bağımsız dinî faaliyetlerin devlet tarafından sıkı biçimde denetlendiği bildirilmektedir. Devletin izin verdiği kurumların dışında dinî faaliyet yürütmek veya dinî materyal bulundurmak, cezalandırma riski doğurabilmektedir.
Özellikle Hristiyanların dinî faaliyetleri nedeniyle baskıya maruz kaldığına ilişkin insan hakları kuruluşlarının raporları bulunmaktadır. Ancak ülkedeki dinî hayat hakkında bağımsız bilgi toplamak zor olduğundan, her iddianın doğrulanma düzeyi aynı değildir. Bu nedenle Kuzey Kore’de din ve vicdan özgürlüğünün ciddi biçimde kısıtlandığını söylemek, ülkede hiçbir dinî faaliyetin bulunmadığını ileri sürmekten daha dikkatli bir ifadedir.
Keyfî Cezalar, İşkence ve İnfaz
Kuzey Kore’de yargı bağımsızlığı, keyfî tutuklamalar ve işkenceye ilişkin ciddi kaygılar bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler Soruşturma Komisyonu’nun raporunda işkence, zorla itiraf alma, yargısız infaz ve siyasi mahpus kamplarına ilişkin bulgular yer almaktadır. Human Rights Watch’ın 2025 yılında yayımladığı değerlendirmede devletin son on yılda gözetimi, sansürü, zorla çalıştırmayı ve ağır cezaları artırdığına dikkat çekmektedir.
Raporda, ölüm cezasının yalnızca cinayet gibi suçlarla sınırlı kalmayıp izinsiz medya dağıtımı ve devlet karşıtı faaliyet olarak değerlendirilen eylemler için de kullanılabildiği belirtilmektedir. Bağımsız mahkemelere ve avukata erişimin sınırlı olması, kişilerin hangi gerekçeyle ve hangi usulle cezalandırıldığını dışarıdan doğrulamayı zorlaştırmaktadır. Bu nedenle sorun yalnızca verilen cezalarla değil, yargı sisteminin işleyişiyle birlikte ele alınmalıdır.
Seyahat Özgürlüğü
Kuzey Kore’de seyahat özgürlüğü hem ülke içinde hem de ülke dışında ciddi kısıtlamalara tabidir. Vatandaşların şehirler arasında hareket edebilmek için izin almak zorunda kalabildiği ve hareketlerinin devlet tarafından denetlendiği bildirilmektedir. Bu durum, insanların eğitim, çalışma ve aile ziyaretleri gibi gündelik ihtiyaçlarını da etkileyebilmektedir.
Human Rights Watch’ın 2025 değerlendirmesine göre, izinsiz biçimde ülkeden ayrılmaya çalışan kişilere yönelik sınır denetimi çok ağırdır ve sınır görevlilerine izinsiz geçiş girişimlerini engellemek için sert emirler verildiği bildirilmiştir. Ülkeden kaçmaya çalışanların Çin gibi ülkelere geçtikten sonra zorla geri gönderilmesi de ayrı bir risk oluşturmaktadır. Birleşmiş Milletler’in kadınlara yönelik ihlaller hakkındaki raporu, Çin’den Kuzey Kore’ye geri gönderilen kadınların gözaltına alındıktan sonra kötü muameleye maruz kaldıklarına ve adil yargılanma güvencelerinden yararlanamadıklarına ilişkin yüzü aşkın kadınla yapılan görüşmeleri aktarmaktadır. Bu nedenle sınırdan geçiş konusu yalnızca güvenlik meselesi değil, geri gönderilen kişilerin insan hakları bakımından karşılaşabilecekleri riskler açısından da değerlendirilmelidir.
Toplumsal Sınıflandırma ve Fırsat Eşitsizliği
Kuzey Kore’de Songbun adı verilen sınıflandırma sisteminin, kişilerin aile geçmişi ve siyasi bağlılıkları hakkındaki değerlendirmeler üzerinden eğitim, çalışma ve yaşam olanaklarını etkileyebildiği belirtilmektedir. Human Rights Watch, bu sınıflandırmanın özellikle alt gruplarda görülen kişilerin iş, barınma ve eğitim fırsatlarını sınırlayabildiğini aktarmaktadır. Böyle bir sistem, insanların fırsatlarının yalnızca kendi çabalarıyla değil, aile geçmişleri ve devletin kendilerine yönelik değerlendirmeleriyle de şekillenmesi anlamına gelebilir.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Kuzey Kore’nin Dış İlişkileri
Son yıllarda Kuzey Kore’nin Rusya ile askerî iş birliğini artırması ve Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Rusya’ya askerî destek verdiğine ilişkin haberler, ülkenin uluslararası siyasetteki önemini artırmıştır. Human Rights Watch’ın 2025 Dünya Raporu, Kuzey Kore’nin Rusya’ya asker ve askerî malzeme desteği sağladığına ilişkin gelişmeleri, güvenlik ve insan hakları meselelerinin birbiriyle bağlantısını gösteren örneklerden biri olarak değerlendirmiştir.
Bu gelişmelerin Kuzey Kore’deki insan hakları ihlalleriyle doğrudan bağlantısı konusunda dikkatli olmak gerekir. Askerî iş birliğinin ülke içindeki belirli baskı uygulamalarına doğrudan neden olduğunu söylemek için ayrıca kanıt gerekir. Bununla birlikte bu konu, Kuzey Kore’nin dış ilişkilerinin ve uluslararası desteğinin ülkenin yönetim yapısıyla nasıl kesiştiğini anlamak açısından önemlidir.
Uluslararası Toplumun Rolü ve Çözüm Arayışları
Kuzey Kore’de insan hakları ihlallerinin araştırılması ve kamuoyuna duyurulması, ülkeye erişimin sınırlı olması nedeniyle oldukça zordur. Bu noktada Birleşmiş Milletler’in raporları, insan hakları kuruluşlarının çalışmaları ve ülkeden ayrılabilen kişilerin tanıklıkları önem taşımaktadır. Bu kaynaklar, yaşananların görünür olmasına katkı sağlarken, her bilginin aynı ölçüde bağımsız biçimde doğrulanamayabileceği de unutulmamalıdır.
Uluslararası toplumun atabileceği adımlar arasında insan hakları ihlallerini düzenli olarak belgelemek, mağdurların anlatımlarını güvenli biçimde kayda geçirmek, keyfî tutuklama ve zorla çalıştırma iddialarının bağımsız biçimde incelenmesini istemek ve geri gönderilme riski taşıyan kişilerin korunmasını sağlamak bulunmaktadır. Yalnızca kınama açıklamaları yapmak yeterli olmayabilir; atılacak adımların sivillerin hayatını daha da zorlaştırmamasına da dikkat edilmelidir. İnsan hakları konusundaki baskı ve diplomatik girişimler, halkın temel ihtiyaçlarına erişimini olumsuz etkilemeyecek şekilde yürütülmelidir.
Sonuç
Günümüzde dünyanın farklı bölgelerinde temel insan haklarının ihlal edildiği birçok olay yaşanmaktadır. Bu yazıda Kuzey Kore’de yaşanan insan hakları ihlalleri ele alınmıştır. Ülkedeki sorunlar yalnızca münferit olaylar olarak değil, devletin toplum üzerindeki kapsamlı denetimiyle bağlantılı bir yapı olarak değerlendirilmektedir.
İfade ve bilgi özgürlüğünün kısıtlanması, zorla çalıştırma, siyasi mahpuslara yönelik kötü muamele, dinî faaliyetler üzerindeki baskı ve seyahat özgürlüğünün sınırlandırılması, insanların günlük hayatını doğrudan etkilemektedir. Songbun gibi sınıflandırmaların fırsatları etkileyebildiğine ilişkin bilgiler de toplumsal eşitsizlik boyutunu ortaya koymaktadır. Rusya ve Çin gibi ülkelerle ilişkiler Kuzey Kore’nin uluslararası konumunu etkilese de, bu ilişkilerin her bir insan hakları ihlaline doğrudan neden olduğunu söylemek için somut kanıt gerekir.
Sonuç olarak Kuzey Kore örneği, devlet gücünün yeterince denetlenmediği koşullarda temel hak ve özgürlüklerin nasıl sınırlandırılabileceğini göstermektedir. İhlallerin azaltılması için bağımsız gözlem imkânlarının artması, keyfî tutuklamaların sona ermesi, adil yargılanma güvencelerinin sağlanması ve insanların bilgiye, inanca ve seyahat özgürlüğüne erişebilmesi önem taşımaktadır.
Zehra YILDIZ
Kaynakça
Uluslararası Af Örgütü Türkiye. “Kuzey Kore: Değişim gerçekten yakın mı?” https://www.amnesty.org.tr/public/icerik/kuzey-kore-degisim-gercekten-yakin-mi
Euronews Türkçe. “Kuzey Kore’de boşanmak ‘anti-sosyalist eylem’ ilan edildi” (7 Ocak 2025). https://tr.euronews.com/2025/01/07/kuzey-korede-bosanmak-anti-sosyalist-eylem-ilan-edildi-ayrilanlar-calisma-kampina-gonderil
Birleşmiş Milletler Türkiye. İnsan hakları hakkında bilgilendirici kaynaklar. https://turkiye.un.org/tr
United Nations Human Rights Council, Commission of Inquiry on Human Rights in the Democratic People’s Republic of Korea. (2014). Report of the Commission of Inquiry and detailed findings. https://seoul.ohchr.org/en/node/400
Human Rights Watch. (2025). World Report 2025: North Korea. https://www.hrw.org/world-report/2025/country-chapters/north-korea
Human Rights Watch. (2025, September 16). North Korea: ‘Lost Decade’ of Rights Abuses. https://www.hrw.org/news/2025/09/16/north-korea-lost-decade-of-rights-abuses
Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights. (2014). Human Rights Violations Against Women Detained in the Democratic People’s Republic of Korea. https://www.ohchr.org/Documents/Countries/KP/HR_Violations_against_Women_DPRK_EN.pdf
Hawk, D. R. (2003). The Hidden Gulag: Exposing North Korea’s Prison Camps. Committee for Human Rights in North Korea. https://www.loc.gov/item/2004398171/
Hawk, D. R. (2021). The Hidden Gulag IV: Gender Repression and Prisoner Disappearances. Committee for Human Rights in North Korea. https://www.hrnk.org/documentations/the-hidden-gulag-iv-gender-repression-and-prisoner-disappearances/
Amnesty International. North Korea: Human Rights. https://www.amnesty.org/en/location/asia-and-the-pacific/east-asia/north-korea/report-korea-democratic-peoples-republic-of/
Not: Kuzey Kore’de bağımsız bilgiye erişim sınırlı olduğundan bazı örnekler insan hakları kuruluşlarının aktardığı haber ve tanıklıklara dayanmaktadır. Bu nedenle metinde, doğrulanması sınırlı olaylar kesinleşmiş yargı kararları gibi değil, ilgili kaynakların bildirdiği iddialar olarak ifade edilmiştir.






